Kıbrıs Tüp Bebek - Kısırlık (İnfertilite)
Kısırlık (infertilite)
Tanım olarak, en az 1 yıl herhangi bir korunma yöntemi uygulanmaksızın haftada 2-3 kere girilen cinsel ilişkiye rağmen gebelik elde edilmemesi infertilite yani kısırlık olarak adlandırılmaktadır
![]() |
Kısırlık Kaderiniz Olmamalı ! |
![]() |
|---|
Tüm başarısız tüp bebek denemelere rağmen gebe kalamayan hastalar yumurta ve sperm donasyonu ile mükemmel gebelik şansı elde ediyorlar; bu oranlar çiftlerin kendi yumurta ve spermleriyle elde edilen gebelik oranlarından oldukça yüksektir. Bunun nedeninin vericilerin kısırlık sorunu olmaması ve kısır hastalara kıyasla daha kaliteli yumurta ve sperm üretmeleri olduğu düşünülmektedir. Donasyon tedavisiyle %60 – 70 civarında gebelik oranı bekleyebiliriz.
İnfertil Olduğunuzu Nasıl Anlarsınız?
Başka bir önemli hastalığa bağlı olmadan gelişen infertilite, yaşam kalitesini düşürecek ya da tedaviyi gerektirecek bir belirtiye neden olmaz. İnfertil olduğunuzu fark ettiğiniz yaş, değerlendirmede çok önemli bir kriterdir. 35 yaşın altındaki kadınlarda infertiliteden şüphelenme süreci 1 sene iken, 35-39 yaş arasında bu süre 6 aya, 40 yaşından sonra ise 3 aya inmektedir. İnfertiliteden şüphelendiğinizde mutlaka uzman bir jinekolog ya da üreme endokrinoloğuna başvurmalısınız. Kadın için kan tetkikleri, hormonal analizler, vücut ısısı takibi, rahim filmi, laparoskopi ve histeroskopi gerektiğinde kullanılan tekniklerdir. Erkek için ise temel tetkik spermiyogramdır. Bunun yanı sıra tanı için genetik inceleme, tanısal amaçla erkeğin yumurtalıklarından doku alınarak sperm hücresi yönünden ve patolojik olarak değerlendirme gerekli olabilmektedir.
Yaş ve Fertilite İlişkisi
Kişinin yaşı fertilite üzerinde direk etkiye sahiptir. Hemen herkes kadının yaşı ilerledikçe gebe kalma potansiyelinin azaldığından haberdardır.
Aynı düzeyde olmasa bile son zamanlarda yapılan çalışmalar erkek yaşının da fertilite üzerinde etkileri olduğunu düşündürmektedir.
Son yıllardaki yaklaşım eğer kadın 30 yaşından küçük ise infertiliteden söz etmek için en az 1 yıl beklemek iken, kadının otuzunu geçtiği dönemlerde bu sürenin 6 ay olması gerektiğini ortaya koymuştur.
Kadınlarda yaşı önemli bir etken kılan en belirgin fark, ömürleri süresince üretecekleri yumurtalarla birlikte doğmalarıdır. Kız çocuğu dünyaya geldiğinde yumurtalıklarındaki yumurta sayısı bellidir. Bu birey hayatı boyunca birdaha hiç yeni yumurta hücresi üretmez.Ergenlikle birlikte var olan bu yumurta hücrelerinden bir kısmı olgunlaşmaya başlar. Bu hücrelerden bir tanesi tam olgunluğa ulaşırken diğerleri geriler ve fonksiyonlarını yitirir. Tam olgunluğa ulaşan bu hücre yumurtlama ile yumurtalıkdan atılır. Kadındaki yumurta hücreleri tükendiğinde ise menopoz başlar. Yaşlanma süreci boyunca overlerdeki yumurta hücreleri de bu süreçten nasiplerini alır ve bu yaşlı yumurtalarda DNA problemlerine daha sık rastlanır. DNA problemlerinin nedenleri ise;
Genel olarak yaşlanmanın doğal etkileri
Çevresel faktörle
Kadının bünyesinde faaliyet gösteren mekanizmaların gereği olarak kaliteli yumurta hücrelerinin önce geliştirilmesi ve kötü kalitelilerin sona kalması olarak sayılabilir.
Bu yumurta hücrelerinin genetik materyallerinde sorun olduğu için, bu tür yumurtaların döllenmesi ile oluşan gebeliklerin düşük ile sonuçlanması yüksek bir olasılıkdır. Yine yaşla birlikte hormonal düzen de değişeceğinden ileri yaşdaki kadınlarda başarılı gebelik oranları düşer.
Çocuk isteği ile hekime müracaat eden kadınlarda özellikle yaş da 30 ve üzerinde ise ilk planda değerlendirilmesi gereken overleri rezervidir. Bu amaçla adet kanamasının 3. gününde kanda Follikül Stimülan Hormon (FSH) bakılır. Hormonun yüksek bulunması over rezervinin düşük olduğunun göstergesidir. Overleri değerlendirmek için yapılan bir başka test ise kadın önce klomifen sitrat isimli bir madde verdikten sonra kanda FSH değerini analiz etmektir. Son olarak overlerin transvajinal ultrasonografideki görüntüsü de over fonksiyonları hakkında oldukça yararlı bilgiler verir.
Erkeklerde yaşlanma
Erkekler üreme hücreleri açısından kadınlara göre çok daha şanslıdırlar. Çünkü bir erkeğin testisleri, ergenlikten başlayarak erkeğin tüm yaşantısı boyunca sperm üretir. Bir başka deyişle erkekde üreme hücresi olan spermler hiçbir zaman tükenmez. Erkekdeki sperm döngüsü 72 gün sürer. Yani bir hücreden sperm üretilmesi 72 gün sürer. Bu nedenle yaşlanma erkek üzerinde sperm açısından olumsuz bir etki yaratmaz. Çok yakın geçmişte yapılan bir çalışma ilk kez erkeklerin de yaşlanma ile üreme potansiyellerinin azaldığını ortaya koymuştur. Konu hakkında daha kapsamlı çalışmlar devam etmektedir.
Sperm kalitesi azalmasa bile erkeklerde de yaşlanma ile fertilite problemleri görülebilir. Bunların nedenleri arasında sayılabilir.
Testosteron üretiminin azalması
Prostat problemlerindeki artış
Ereksiyon bozuklukları
Çevresel faktörler
Cinsel ilişki sıklığında azalma
Yaş çocuk sahibi olma açısından hem erkek hem de kadın için önemli bir faktördür. Bu nedenle çocuk sahibi olmayı planlayan çiftlerin çok geç kalmamaları önerilmektedir.
İlgili Konular:




